In our time, we are fearful about speaking our minds on almost anything freely. The strict social norm and moral superiority imposed by the 'ultra-sensitive' society forbids offending anyone, otherwise there will be severe personal consequences. What good is free speech if it does not offend anything or anyone. If you can not make a sexual or racial joke fearing about prosecution, there will be no indication of 'true' feelings, everything becomes a cover-up. This morphed reality is shaped by how you say it not by what you say.
Trump says 'grab her by the pussy', in private within the presence of a supposed friend. Had he said it in public that would have been inappropriate by any standards, however, he is saying it within his circle. When that 'trusted' person sneaks the recording out to the media to make extra bucks, everyone is quick to condemn 'poor' Trump as sexist. Not that I like Trump and he is anything but poor, in fact I resent him fundamentally for who he is, and maybe better put who he is not, but my point is not centered around him. The entire media, including the weed lover, Clinton lover, Netanyahu lover aloof Maher who has been joking about sex and women for many years in fact building his whole career on some such jokes, did not even mind accusing Trump as being a women hater and sometimes as sexist. Well which is it ? They are two complete opposites. But it really does not matter, some such words are coined in everyone's mind to be bashing someone without any need or desire to know the real meaning of the words.
Let me push the norms a bit further and actually a lot more for some: You can not say the "N' word - aah but blacks can. I can not as a semi-white immigrant from overseas. I would probably be given more leeway to use the word but still limited. Blacks on the other hand are immune to this word. If they are so sensitive to be offended by that, they admit to be so fragile and vulnerable. Not saying it is not going to solve all the racial problems particularly in cities where blacks disproportionately suffer in the hands of white cops who usually opt to shoot for kill rather than wound or warn. On the other hand, minority privileges will certainly not bring their dignity as a cheap buy-back of the ugly past history of this nation, either.
Colin Powell, who seems to be a 'God fearing' Christian, did not mind spewing lies in front of a very receptive audience at UN to convince everyone to go to war not only on wrong precedence but also on false evidence. I doubt that he even tried to know the truth even to this day.
The real issue, forget about sexism, misogyny, blacks, Jews, or Muslims, the most real common issue is poverty. Those black soldiers whose pride is so easy to wound by a simple word, willingly died for a cause that is arguably worse than slavery, but why ? Because only the poor goes to war to die for serving to the interests of a few multi-national conglomerates and establishment cronies feeding off of this scum.
I am looking at the democratic party presidential candidates, and how each day one goes down and quickly endorses another for some hidden game for his/her own future interests. There is no real ideology, no discussion of tackling the real problems of inequality, health, and poverty in this nation or how we are fucking up the world by putting our noses to geographies that more than eighty percent can not even pinpoint on the world's map. But they are decent! It is as if being the image of a decent Christian is all that is required to paint the eyes of the people. And the sad fact is that the people fall for it. The masses become so senseless, self-centered and awfully dumb that they do not even feel any need to know who is actually currently running in the election. More than ten percent of the public has voted for non-existing, dropped-out candidates. So, here we have millions of bipeds, literally, who have no desire to know the truth as to why they vote who they vote for, and if that person even exists in the race. However, if you tell it like it is, these sleep walkers suddenly wake up and will not flinch shoveling dirt on you to bury you alive.
Thursday, March 5, 2020
Saturday, November 9, 2019
10 Kasim
Amerika'da yaşıyoruz, öyleyse şöyle diyebiliriz; Jefferson, Washington, Hamilton eşittir bir Atatürk. Aydınlanma devrini yaşayamamış sefil Anadolu'yu, Rumeli'yi, İngiliz'in, Fransız'ın, İtalyan'ın, Yunan'in köleliğinden, padişahın, halifenin, ulemanın kulluğundan kurtarıp medeni ve özgür bir millet yapmak için canla başla çalışıp ömrünü de erkenden tüketmiş, bir Mozart, bir Einstein gibi az rastlanır bir dahi, bir devrimci, devlet adamı, biricik Atatürk'ümüz öleli 81 yıl oldu bu yıl. Bu yıl da her yıl gibi Anıtkabir'e gidiyor, heykeli önünde saygıyla eğiliyoruz. Atam dokuzu beş gece öldü derken gözlerimiz buğulanıyor, ama en önemlisi hayıflanıyoruz, senin yapmak istediklerinin üstüne taş koyamadık, tam tersi senin tepelediğin o uygarlık düşmanlarının, kurduğun cumhuriyetin ırzına geçmesine izin verdik. Ve bunu da Cumhuriyet'in kurallarına uyar şekilde alttan alttan, usulca, uhuletle ve suhuletle yaptılar. Senin adam etmeye çalıştığın o millet var ya işte o Türk insanı bu zebanileri tekrar tekrar başa geçirdi.
Çünkü sen şapka giyeceksiniz, uygar insanlar gibi yaşayacaksınız, o geri kalmışlık etikeki olan fesi çıkaracaksınız dediğinde göstermelik değişen şapkalar beyinleri değiştirmeye yetmedi. Frenk icadı dediler gunah dediler ama Ata'ya karşı gelmemek için arasına tülbent koydular, ki secde ettikleri alınları fregin şapkasına değip cehennemlik olmasınlar. Ölümüyle kuytuda bekleyen köpekler tekrar siyaset sahnesine çıktı; en büyük ihaneti yaşamında olduğu gibi ölümünden sonra da en yakınındakiler yaptı. Beş para etmez beşler, onlar, binler, onbinler, İslama endeksli toplumu usulca tekrar Osmanlı çizgisine getirmeyi başardılar. Şimdi sadece ismine Saltanat denilmeyen bir dikta yönetimi var Türkiye'de. Hiç bir yetkisi olmayan meclis göstermelik olarak seçiliyor, halkın pusturulup, korkutulup, hapislerde çürümesine göz yuman bir muhalefet sözüm ona yapılıyor. Eğer onu bu yıl da 81. defa anacaksak en azından utanalım diye söylüyorum. Çünkü şeriatın yeşil püskülünün sallandığı bir Türkiye, Atatürk'ün arzuladığı bir Türkiye'den çok çok uzak. Bu feci durumun karşısında kifayetsiz muhalefini dahi değiştiremeyen bir ülkenin evladı olduğum için utanıyorum.
Seni anmak Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak bir avuntuya dönüştüğü için utanıyorum. Ancak zayıf beyinler, ileriyi göremeyenler avunur. Biz neden bu durumdayız, neden durumu değiştirmek için çaba harcamıyoruz, neden isyan etmiyoruz ? Bu neden soruları aslında 10 Kasım'a kalmadan sorulması gereken sorular elbette, ancak o kadar statükoyu kanıksamışız ki bu günlerdeki gövde gösterilerimizle hiç bir etkimizin olmadığı ülke yönetiminde sanki hak sahibiymiş gibi afaki bir yanılsama içindeyiz. Utanıyorum çünkü Atatürk'ün Türkiye'si bir başka Orta Doğu ülkesi oldu, ayaklar baş oldu, takunyalılar, kifayetsiz muhterisler, bilimi, hakkı, hukuku çiğnedi, ordusunu lav etti, özgür düşünce sahipleri, yazarlar, şairler, vatansever askerler zindanlandı diye utanıyorum. Senden sonra her aşamada geriye gittik sevgili mavi gözlü dev. Seni anmışık anmamışık pek bir anlam ifade etmiyor, çünkü bu utançla yaşamak, seni anma kandırmacasından çok daha sahici ve can yakıyor.
Dokuzu beş gecede takılı saatim, yitip giden Türkiyem için baktığımda senin yüzünü görüp biraz olsun en kötümser durumlarda dahi umudun önemini bana hatırlatıyor. Tamamen yeise kapılmak istemiyorum, ama durumun vehametini de iliklerimizde hissetmeliyiz diyorum. Bir an evvel bu düzeni değiştirmek için çaba sarf etmek onun heykeline gelmekten çok çok önde, onun hatırası ve idealleri uygar, laik bir ülkede yaşama özgürlüğü için savaşalım, üstümüzden ölü toprağını atalım, muhalefet yapalım diyorum. Seni anmak artık eylemle yapılmalı, kuru gürültüyle değil diyorum Türkiyem. O vatanım kokan Türkiye havasını tekrar gururla içime çekmek istiyorum, işte o zaman seni anarken utanmayacağım, bıraktığın uygarlık vesayetini yerine getirmiş bir milletin bireyi olduğum için övüneceğim, o gün gelene kadar savaşacağım senin ideallerin için bıkmadan usanmadan, çünkü başka bir yol yok bizim için, biz kefenimizi giyip çıkmadık yola diğerleri gibi ama gereken onlara kefen giydirmekse gerekeni de yapmaktan zerre kadar geri durmayız. Yasasin ozgur dusunce, serbest konusabilme ve yazma ozgurlugu, yasasin dinden ozgurluk, yasasin laisizm.
Çünkü sen şapka giyeceksiniz, uygar insanlar gibi yaşayacaksınız, o geri kalmışlık etikeki olan fesi çıkaracaksınız dediğinde göstermelik değişen şapkalar beyinleri değiştirmeye yetmedi. Frenk icadı dediler gunah dediler ama Ata'ya karşı gelmemek için arasına tülbent koydular, ki secde ettikleri alınları fregin şapkasına değip cehennemlik olmasınlar. Ölümüyle kuytuda bekleyen köpekler tekrar siyaset sahnesine çıktı; en büyük ihaneti yaşamında olduğu gibi ölümünden sonra da en yakınındakiler yaptı. Beş para etmez beşler, onlar, binler, onbinler, İslama endeksli toplumu usulca tekrar Osmanlı çizgisine getirmeyi başardılar. Şimdi sadece ismine Saltanat denilmeyen bir dikta yönetimi var Türkiye'de. Hiç bir yetkisi olmayan meclis göstermelik olarak seçiliyor, halkın pusturulup, korkutulup, hapislerde çürümesine göz yuman bir muhalefet sözüm ona yapılıyor. Eğer onu bu yıl da 81. defa anacaksak en azından utanalım diye söylüyorum. Çünkü şeriatın yeşil püskülünün sallandığı bir Türkiye, Atatürk'ün arzuladığı bir Türkiye'den çok çok uzak. Bu feci durumun karşısında kifayetsiz muhalefini dahi değiştiremeyen bir ülkenin evladı olduğum için utanıyorum.
Seni anmak Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak bir avuntuya dönüştüğü için utanıyorum. Ancak zayıf beyinler, ileriyi göremeyenler avunur. Biz neden bu durumdayız, neden durumu değiştirmek için çaba harcamıyoruz, neden isyan etmiyoruz ? Bu neden soruları aslında 10 Kasım'a kalmadan sorulması gereken sorular elbette, ancak o kadar statükoyu kanıksamışız ki bu günlerdeki gövde gösterilerimizle hiç bir etkimizin olmadığı ülke yönetiminde sanki hak sahibiymiş gibi afaki bir yanılsama içindeyiz. Utanıyorum çünkü Atatürk'ün Türkiye'si bir başka Orta Doğu ülkesi oldu, ayaklar baş oldu, takunyalılar, kifayetsiz muhterisler, bilimi, hakkı, hukuku çiğnedi, ordusunu lav etti, özgür düşünce sahipleri, yazarlar, şairler, vatansever askerler zindanlandı diye utanıyorum. Senden sonra her aşamada geriye gittik sevgili mavi gözlü dev. Seni anmışık anmamışık pek bir anlam ifade etmiyor, çünkü bu utançla yaşamak, seni anma kandırmacasından çok daha sahici ve can yakıyor.
Dokuzu beş gecede takılı saatim, yitip giden Türkiyem için baktığımda senin yüzünü görüp biraz olsun en kötümser durumlarda dahi umudun önemini bana hatırlatıyor. Tamamen yeise kapılmak istemiyorum, ama durumun vehametini de iliklerimizde hissetmeliyiz diyorum. Bir an evvel bu düzeni değiştirmek için çaba sarf etmek onun heykeline gelmekten çok çok önde, onun hatırası ve idealleri uygar, laik bir ülkede yaşama özgürlüğü için savaşalım, üstümüzden ölü toprağını atalım, muhalefet yapalım diyorum. Seni anmak artık eylemle yapılmalı, kuru gürültüyle değil diyorum Türkiyem. O vatanım kokan Türkiye havasını tekrar gururla içime çekmek istiyorum, işte o zaman seni anarken utanmayacağım, bıraktığın uygarlık vesayetini yerine getirmiş bir milletin bireyi olduğum için övüneceğim, o gün gelene kadar savaşacağım senin ideallerin için bıkmadan usanmadan, çünkü başka bir yol yok bizim için, biz kefenimizi giyip çıkmadık yola diğerleri gibi ama gereken onlara kefen giydirmekse gerekeni de yapmaktan zerre kadar geri durmayız. Yasasin ozgur dusunce, serbest konusabilme ve yazma ozgurlugu, yasasin dinden ozgurluk, yasasin laisizm.
Subscribe to:
Posts (Atom)