Sunday, February 25, 2024

Savaş

 “…Şeriat geliyor, belediye seçimleri bu yüzden çok önemli, bu seçimlerde akp’nin büyük şehirleri almasına izin veremeyiz; verin chp’ye…sonra düzeltiriz…”

Bir yerlerden yakın zamanlardan belki on defa yirmi yıldır tanıdık geldi mi ?

Hep aynı terane. Aynı beyinsizlerin bir çok defa yanlışı tekrar etme gibi bir özelliği var.

Şeriat 1938’den beri geliyor. Bu gerçekten hep korktun ve bilerek görmezden geldin. Ordun bitti, adaletin takunyalı, eğitimin tesbihli oldu; şarap kadehleri puslandı - istanbul Araplaştı. Türkiye bitti!

Ne zaman laikler şeriatla savaşmaya yeltendi, iç savaş olur diye bastırdın. Miting yapmadın, ama Yeni kapıda şakşak tutmaktan ellerin patladı. 

Bedenler parçalandı sokaklarda çöp oldu, hepimiz süpürüldük; Türkiye güme gitti, onlar çıktı tesettürlüye kurdela taktı. Tertemiz Uğurlar, Turanlar gitti, Osmanlının vıcık vıcık Vahidettini, Abdülü geldi. 

Davası olanlar kefenleriyle çıktılar yollarına biz ise onlara bu kefenlerini bir türlü giydiremedik; hep ödün verdin hep elhamdüllillah dedin küçük hesaplarla imama çihatcıya, ümmetçiye peşkeş çektin önce kendini ve partini sonra da memleketini. 

Beş yaşında Kuran kursuna giden ikiyüz bin çocuğa laikler haindir, onun için nefret duyun ve kalbinizi nefretle doldurun diyen köpeklerin dilini kesemedik.

Onlar halkın parasıyla saltanat hayatı yaşarken, sen ekmek parası bulamayanın arkandan gelmesini engelledin. Fişek yerine Takoz oldun. İç savaş çıkar aman geri durun miting yapamayız dedin, bu şartlarda yaşamak senin için hayatsa Türkiye’nin bittiğini göremeyecek kadar kör ve korkaksın.

Savaşmaktan hep kaçındın. Türkiye şeriatcıların, tarikatların mafyanın cirit attığı bir diğer Orta Doğu ülkesi oldu. Sen hala ayıkmadın ve hala chp’ye oy verin diye sayıklıyorsun. Sen hala İblisten seçimle kurtulacağını zannede dur şeriat bağıra bağıra geldi. 

Tek yol var o da savaşmak. İnanarak medet ummadan korkmadan İslamcılara karşı birebir savaşmak. Başka yol kalmadı.



Tuesday, August 29, 2023

Bilincli Aymazlik

Tesettürlü ile kısa eteklinin yan yana yürümesini öne çıkartma isteği acaba tesettürlülerin sayısının artmasından duyduğumuz korkudan mı ? Tesettürün zorunlu olacağı günün gerçek olma riskinin her geçen gün arttığı Türkiye'de korkmamak imkansız olmalı. Ancak bu korkuyu bastırma şekli sanki çok kötü bir durum yok gibi yanlış bir algı yaratarak kendini rahatlatmaya evrilince, sorunla uğraşmaktan da kaçınıyoruz. Sorunu yok gibi göstererek sorunların kendiliğinden çözüleceğine inanan milyonlar, aslında sorunun daha da vahim bir hal almasının belki de ana nedeni. Nasıl mı ?

Bu bilinçli veya bilinçsiz aymazlık,  yaşamımızı tehdit eden İslamla savaşma irademizi  yokediyor. İslamla yunmuş yıkanmış canavar ruhlu yaratıklarla en iyi şekilde savaşabilecek olanlar yerine sorunu görmezden gelenlerin iyimser miymintiliğıyla avunuyoruz.  Savaşmaktan kaçınan, gerçekleri görmezden gelenler yenilmeye mahkumdur.

Aynı Kemal Kılıçdaroğlu gibi.


Neredeyse Arabistan'a dönen İstanbul sokaklarındaki rezil görüntüyü görmezden gelip, tesettürlü ile kısa etekli yan yana yürüyor ve bunu ben sıklıkla görüyorum demek, eğer bilinçli bir şekilde diğer tarafın eline oynamak değilse en iyimser şekliyle kendi korkularını örtmek adına sorunun olmadığına inanmak ahmaklığı ile açıklanabilir.  Bu kafayla, zaten mahvolmuş Türkiye'nin geriye dönme şansı da ortadan kalkıyor. Kılıçdaroğlu eliyle verilen 40 vekil Türkiye Cumhuriyeti'nin en gerici meclisini yarattı. Bu meclis, en son kalan laiklik kırıntılarını da yokedecek ve Türkiye Osmanlı sürekasının fabrika ayarlarına dönecek. Mavi gözlü devin de tahmin ettiği gibi tüm kaleler zaptedildi ve süratle dinci ve şovenist Araptan bozma Osmanlılık, Türkiye ile eşdeğer oldu.